"7.62 mm çapında, barut gazının geri tepmesi ve icra yayının itmesiyle çalışan, şarjörle beslenen, hava ile soğuyan, tek tek ve seri ateş edebilen, tam otomatik bir piyade tüfeğidir."
Bu meşhur tanımın sahibi G3, artık Soğuk Savaş'tan kalma yaşlı bir adam ve yerini gençlere bırakıyor.
Peki, hangi gençlere?
Almanya: G3'ten sonra G36'yı seçti; ancak zamanla G36'nın polimer gövdesinin uzun çatışmalarda ısınan namluya dayanamayıp esnemesi yüzünden yeni bir arayışa girildi. Açılan ihaleyi şaşırtıcı bir şekilde Haenel firmasının ürettiği MK556 kazandı; ancak çok geçmeden Heckler & Koch ile girilen patent davası ihalenin yenilenmesine sebep oldu. Yeni ihalenin kazananı ise G95 (HK416A8) modeliyle yine Heckler & Koch oldu.
Türkiye: G3'ten sonra, MKE tarafından sunulan "Mehmetçik-1" adlı projeyi değerlendirdi; ancak proje, H&K ve kamoyu tarafından HK416'nın patent taklidi olduğu gerekçesiyle tepki çekti. Proje yeniden yapılandırma sürecine gitti ve sonuçta bugün bildiğimiz MPT-76 ortaya çıktı. Zamanla kuvvetin talebi ve sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda, 5.56 mm mühimmat kullanan MPT-55 adındaki versiyonu da kullanıma alındı.
Norveç (AG-3): G3 varyantını tamamen ön saflardan çekerek doğrudan modern HK416 (5.56 mm) modeline geçiş yaptı.
İsveç (Ak 4): G3 kopyasını bırakıp Belçika tasarımı FN FNC üzerinden türetilen 5.56 mm'lik Ak 5 tüfeklerini ana silahı yaptı.
Portekiz: On yıllarca G3 kullandıktan sonra, yakın zamanda (2019) orduyu tamamen modernize etmek için modern FN SCAR ailesini (hem 5.56 mm hem 7.62 mm) seçti.
Yunanistan: Mevcut G3'lerini pikatin ray ve modern dipçiklerle modernize ediyor.
İran: Yerli üretim AK varyantı platformlara yöneldi.
Pakistan: Muhtelif platformlara parça parça geçiş yapsa da ana unsuru hâlâ G3 oluşturmakta.